Ali Başman bir iş insanı ama, şimdi kendisini spor kulübü yöneticisi sıfatı ile sizlerle buluşturuyoruz, BENDEN BU KADAR

Bu yıl Federasyon Kupası’nı kazanan Küçük Kaymaklı Spor Kulübü’nün başarılı Başkanı Ali Başman, ilk resmi açıklamasını ZOOM’a yaptı. Başman 6 yıllık görevini bırakacağını açıkladı..

0
399

İş insanı Ali Başman ile Küçük Kaymaklı özelinde, sporu konuştuk. Yeşil sahaya indik, tribünlerde oturup biraz futbolun havasını soluduk; 6 yıldır süren kulüp başkanlığını konuştuk. Kulüplerin bütçelerini, devletin gençlere yapması gereken katkıları ele aldık. Daha önceden bilinse de, resmi olarak ilk kez başkanlığı artık bırakacağı bilgisini öğrendik. Ali Başman, kulübü mali olarak iyi bir noktada devredeceğini açıkladı ancak sonunda da “ Gözümün arkada kalacağı birine görevi devretmem” diye ekledi. İşte detaylar…
İş insanlarının spor kulüplerinin başında yönetici olmaları size ne kazandırıyor?
Ben 1997’de Küçük Kaymaklı Spor kulübüne aktif yönetici oldum. Ondan sonra da o günden bu yana 19 yıldır bu kulübün içerisindeyim. 19 yılın 8 yılını, başkan olarak geçirdim. 3-4 yıl yöneticilik yaptım. Arada, gelen başkanlara da aktif şekilde destek verdim. Zaten bizim prensibimiz de şudur: “Biz kulüpçüyüz, kulübümüzü severiz ve kulübe hizmet veren herkese de destek veririz. Tabii ki iş insanıyız, çok da yoğunuz ama işte kulüp üzerimizdeki o iş stresini alıyor. Bir de, kulübün bize verdiği meşguliyet var. 8 saatlik bir mesai olarak bakarsak güne, bu 8 saatin yalnız 2 saatini kulübümüz için harcıyoruz. Bir işiniz, bir kulübünüz ve bir de aileniz var. Ben eşimle evlendiğim zaman kendisine dedim ki, “Şunu bilmen gerekir ki ben özel sektör çalışanıyım. Ticaret yapıyorum, o nedenle seninle aşk evliliği yapıyoruz ama benim bir evliliğim daha var, o da işim” Ancak daha sonra, bende bir evlilik daha çıktı, o da kulüp. O nedenle bu işin meşguliyeti çok. Çünkü, kulübe ayırdığınız zamanı aslında ailenizden çalıyorsunuz. Tabii ki elimizden geldiğince, onları ihmal etmemeye çalışıyoruz. Ancak bazen de hafta sonları sezon içerisinde sürekli takımla olmak durumunda kalıyorsunuz. Bu bizim için bir keyif aslında, stres atıyoruz. Bizim iyi bir takımımız var, genelde de istikrarlı. 6 yıllık başkanlığım süresince hep istikrarlı yıllar geçirdik. Bu yıla baktığınızda da gençleştirme operasyonuyla başladık. Dolayısıyla, ilk kötü sonuçlar aldık ama ondan sonra takımımız toparlandı ve Federasyon Kupası Şampiyonluğu’nu kazandı. Bu da bizi son derece mutlu etti. Zaten bu benim açıkçası 6 yıllık başkanlık sürem içerisinde artık yavaş yavaş sona gelmeyi düşündüğüm bir yıldı. Dolayısıyla, ilk geldiğim sene de lig kupası kazanmıştı takım. O da bizim 4’üncü lig kupamızdı. Kupa ile başladım, kupa ile bitirdim gibi görünüyor, çünkü ayrılma niyetindeyim.
Neden ayrılmayı düşünüyorsunuz peki?
Yoruldum. Bu bir bayrak yarışıdır. Kimse alternatifsiz değil. Tabii ki herkes kendisini en iyi görebilir ancak bizim öyle bir düşüncemiz yok. Biz geldik, bize destek verdiler, yönetim kurulumuz da canla başla çalıştı sağolsun. Camiamızdan bize destek veren de, vermeyen de oldu. Yaptığımız işleri çok beğenen veya hiç beğenmeğen de oldu. Biz tüm bu eleştirileri aldık ve değerlendirdik. Bugün baktığınızda benim dönemimden 2 kupamız var, oynadığımız finaller var, takımımızın istikrarlı gidişi var, denk bir bütçemiz var. En az 40-50 bin tl artı ile genel kurula gideceğiz. Bu da çok büyük bir olay. Sahamız var, antreman sahamız var, yabancı oyuncularımızın konakladığı lojmanımız var. Bunların hepsi kendi mülkümüz. Özellikle antreman sahamız ve lojmanlar, yeni soyunma odaları benim yönetimimin yaptığı yatırımlar. Özetle biz, yapabileceğimizi yaptık. Belki artık bizden sonra farklı vizyonu olan arkadaşlar da gelirse tabii ki birşeyler daha katacaklardır. Çünkü, 1950’li yıllarda kurulan bir kulüp, herkesin emeği oldu, bizim de olmuştur. Bu kulüplerde yöneticilik yapmak çok kolay değil, o nedenle herkese saygı duymak gerekiyor.
Küçük Kaymaklı Spor Kulübü’nün binasının farklı bir de özelliği var. Bahçesinde toplanan özellikle siyasi kimlikli kişiler, birçok kararı da burada aldığına dair basında söylentiler var. Bu doğru mu?
Burada her görüşten insan var. Hiçbir zaman siyaseti bu kulüpten içeri sokmadım, sokmam da. İlerde eğer görev değişimi olacaksa, gelecek olan yönetime de tavsiyemiz bu yöndedir.

 

Biz yönetim olarak yapabileceğimizi yaptık. Artık bizden sonra farklı
vizyonu olan arkadaşlar da gelirse tabii ki birşeyler daha katacaklardır.
Ben bayrağı devrediyorum ancak devrederken elbette ki bazı şeylerin
de takipçisi olacağız, tavsiyelerimizi vereceğiz. Gözüm arkada değil ve
gözümün arkada olacağı birisine de devretmem görevi zaten…

Devletten nasıl bir destek bekliyorsunuz? Devletin kontrollü destek vermesi gerekiyor. Çünkü kontrolsüz destekler farklı yerlere gidiyor. Bizim önerimiz şu. Belli başlı kriterler olmalıdır kulüplerin. Bazı kulüpler var, sadece sportif aktivitelere yönelir, alt yapısı yok. Bazı kulüpler vardır ki, daha sağlam temellerden oluşup birşeyler yapmaya çalışır. Bizim devletten beklediğimiz bizlere maddi, manevi destek olsunlar. Her kulübe, alt yapı oluşumu için teşvik versinler ve kontrol etsinler mutlaka. Ben eskiden Spor Bakanlığı varken, yetkililerin maçlara dahi geldiklerini görmedim. Yetkililerin daha aktif olması ve sadece futbola değil, basketbol, voleybol maçlarına da gidip manevi destek olmaları gerekiyor. Projelere destek versinler, çocukların spor yapmasına imkan oluşturmak için alt yapıların oluşmasını desteklesinler. Sonuçta, devletin asli görevlerinden biridir gençlerin spor yamasına olanak yaratmak. Ancak şimdi, bakıyoruz ki katkı payları bile çok geç çıkıyor bazı dönemlerde. Şampiyonluğa oynayacaksanız 1 milyon tl.
alibasman2Bir futbol kulübünün bir dönem için ne kadarlık bir bütçeye ihtiyacı var?
Eğer şampiyonluğa oynayacaksanız 1 milyon tl’lik bir bütçe istersiniz. Transferi, hazırlıkları ile 10 ayda yaklaşık bu miktar şart. Biz bu yıl bütçemizi yaklaşık 80 bin tl ile kapatıyoruz. Gelirleriniz nedir peki? Ana gelirimiz sponsorlarımız. Sponsorumuz Grand Pasha idi. Aylık 30 bin tl verdi, yıllık 300 bin tl aldık. Yakın Doğu Bank’tan 40 bin tl destek aldık. Bir de Ülker’den Atakom’dan Genç Takım’a sponsorluk yaptılar, 20-25 bin tl destek de onlardan aldık. Onun dışında bizim kendi mülklerimiz var. Örneğin sahamızdan gelen reklam gelirlerimiz var. Sahamızın altındaki dükkanlardan gelen kira gelirimiz var. Yaklaşık 20-25 bin tl kendi gelirimiz de var. Tümünü topladığınız zaman Federasyon katkısıyla beraber, 70-75 bin tl civarında aylık bir gelirimiz oluyor. Kısacası, 10 aylık sezonda 800 bin tl gelirimiz var. Gözümün arkada kalacağı birine görevi devretmem
Son olarak neler söylemek istersiniz? Benim için, şu an itibarıyla ara verme zamanı geldi. Bayrağı devrediyoruz. Tabii bir burukluk var içimde ancak biraz dinlenmeye ihtiyacım var. Biraz, pasif taraftar olmaya ihtiyacım var. Tabii ki, henüz daha yeni başkanın kim olacağı belli değil ama mutlaka çok değerli isimler bu makama aday olacaktır. Hep beraber değerlendireceğiz. Umut ederim ki tek adaylı bir yarış olur. Çünkü bazen seçim dönemleri kulüpleri yıpratabiliyor. Ben bayrağı devrediyorum ancak devrederken elbette ki bazı şeylerin de takipçisi olacağız. Tavsiyelerimizi vereceğiz. Gözüm arkada değil ve gözümün arkada olacağı birisine de devretmem görevi. İnşallah hayırlısıyla, taraftar olmaya, bu kulübün bir neferi olmaya devam edeceğiz.

Burası siyaset yapma yeri değildir. Herkese eşit mesafedeyiz. Tabii ki benim de bir duruşum var. Arkadaşlarımın da farklı görüşleri var. Herkes kendi görüşünü ifade etmekte serbesttir, kavga etmeden, güzellikle ve şakalaşarak yapıyoruz bu işleri. Bu kulübün başkanı olmak kolay birşey değil, bunun gururunu yaşıyorum. Gelecekte ne olacak bilemem, kısmet,ama bu yıl bayrağı teslim etme zamanı gelmiştir.
Bu yıl konuşulan konulardan birisi de futbol sahalarındaki tribünlerin dolduğu konusuydu. Oyuncuların motivasyonu açısından olumlu değerlendirildi. Siz ne dersiniz?
Açıkcası, bizim tribünümüz her zaman belli başlı bir taraftarla oynadı. Bizim Küçük Kaymaklı bölgesi zaten Lefkoşa’nın en büyük bölgesi. Dolayısıyla da Lefkoşa’nın en büyük taraftar kitlesi olan kulübüz. Ancak, farklı sahalarda deplasmana gittiğimizde çok da fazla seyirci göremedim. Tabii ki takımınız iyi oynarsa, şampiyonluğa oynarsa, sahanız dolar. Bu iş biraz da, ortaya koyduğunuz futbol kalitesiyle alakalıdır. Evet, bu yıl, kıran kırana bir lig oldu. 5-6 takımın şampiyonluğa oynaması heyecan seviyesini yükseltti. Daha önceki yıllarda, genelde 2 takım kopardı ve o iki takımın maçlarıydı daha çok ilgi gören. Ancak bu yıl biraz daha fazla oldu taraftarların ilgilisi.
Kadın taraftarların maçlara katılımı nasıl?
Bizim maçlara kadın izleyicilerin ilgisi çok iyi. Biliyorsunuz, kadınlar ve çocuklardan sahaya giriş ücreti alnmıyor ve çok da doğru yapılıyor. Bizim tribün yapımıza baktığınız zaman herhalde tribünümüzün yarısı kadın taraftarlardan oluşur. Biz keyif alıyoruz kadınlarımızı gördüğümüz zaman sahada.
Gençleri özellikle kötü alışkanlıklardan uzak tutup spora yönlendirme adına spor kulüplerine ciddi sorumluluklar düşüyor. Gençlerin bu noktada futbola ilgisi nasıl?
Spor kulüplerine bu noktada ciddi sorumluluklar düşüyor. Bizim, 7 yaştan 15 yaşa kadar alt yapımız oluşuyor. Bu alt yapımızda yaklaşık 100 sporcumuz var. Biz bunları neden yapıyoruz? Birincisi, iyi sporcular yetiştirmek için. İkincisi, bu çocukların o sahalara gelmesi, onları farklı alışkanlıklardan uzak tutuyor. Bu çok önemlidir. Aslında, devletin asli görevi olan bazı şeyler vardır ki bu, çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak gibi. Aslında bize, devletimizin daha çok destek vermesi gerekiyor. Örneğin biz burada en az 150 sporcumuz var. Devletimizin bizlere daha çok katkı yapması gerekir. Çünkü normalde bu iş devletin anayasal görevdir. Kulüplerin yaptıkları bu işler çok da küçümsenmemesi gerekir. Şu anda kimse bu kulüplerin işleri nasıl yürüttüğünün farkında değil. Ben 2010 yılında bu kulübe başkan olduğum zaman, 15 yaş altı çalışma gurubu yoktu. Ekonomik külfeti çok olduğu için benden önceki arkadaşlar bu guruptan vazgeçmişler. Ancak bizler geldiğimiz zaman, iki nedenden dolayı bu gurupları yeniden oluşturduk. Birinci neden, bu çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutumak, ikincisi de bu çocukların içerisinden çıkacak gençler, takımın ileride geleceğini garanti altına alacak çocuklar olacağından. Şu anda baktığım zaman herhalde en iyi yaptığımız işin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü oradan gelen öyle kaliteli çocuklar var ki, bu kulübün ve takımın geleceğine çok ciddi katkıları olacaktır.


Selda İÇERİR

CEVAP VER

19 − 13 =