KUZEY KIBRIS’IN SAKİN SEHİRLERİ; Yenibogaziçi (Aysergi), Lefke ve Mehmetçik (Galatya)

0
675

Alternatif Turzmin ve yeni yasam seklinin yükselen trendi Cittaslow (sakin sehir), kavramı ile ilgili çok makale okudum, belgesel izledm. Ancak, hiçbirisi geçtigimiz ay Türkye’nin cittaslow baskenti, Seferhisar’da tanıstıgım, Pasa kaptanınki kadar aklımda yer etmedi. Pasa kaptanın söylemis oldugu, su iki kelime, çok derin anlamlar içeriyor. ‘Cittaslow hssetmektr.’
NEDIR BU CITTASLOW?
Italyanca Citta (sehir) ve Ingilizce Slow (yavas) kelmelerinin birlestirilmesinden olusan Cttaslow, ‘yavas sehri veya ‘Sakin şehir’ anlamında kullanılıyor. Cittaslow’un ana amacı, acele etmeden her şeyi doyasıya ve tadında, geçmişin getirdiği tarihsel, kültürel ve çevresel mirası hissederek, daha insani, daha çevreci, düne, bugüne ve gelecek nesillere saygılı olarak yaşamak olarak tanımlanıyor. Yaşadığınız kenti, orada yaşayan veya ziyarete gelen insanları önemsemek, çevreyi korumak, yerel özellikleri ve ürünleri öne çıkarmak, tüm şehirlerin aynılaşmasına karşı çıkmak ve her bir şehri kendi özgünlüğü ile desteklemek bu düşüncenin temelini oluşturuyor.
Yavaş şehircilik gelişimi, slow food devrimininden etkilenerek, 1999 yılında İtalya’da kurulan Cittaslow Birliği ile dünya daki yerini almaya başladı. İtalya’da başlayıp tüm dünyaya yayılmaya başlayan, Yavaş şehirler (citta slow) kendine özgü yerel özelliklerin ön plana çıktığı bir gelişim modeli olarak dikkat çekiyor. Yerel ürünler, el sanatları, kültürel öğeler, yöresel restoranlar, bozulmamış doğa manzaraları, insan dokusu, sanatsal mekanlar, küçük pansiyon tarzındaki oteller ; eski zamanların nostaljisini yaşamak isteyenler için çok uygun seçenekler sunuyor. Yeni ve alternatif bir yaşamın felsefesi, cittaslow kriterleri ile paralellik taşıyor. Çünkü Cittaslow, huzurlu odaklı bir düşünce yönteminin, yaşam biçimine dönüşümüdür. Paşa kaptanın dediği gibi, ‘Hissetmektir.’
Henüz 16 yıl gibi yeni sayılabilecek bir geçmişi olan bu turizm gelişim modeli, İtalya, İspanya, İngiltere, Almanya, Norveç, Hollanda, Portekiz, Belçika, Güney Kore ve Avustralya gibi ülkelerde özellikle belediyeler ve şehirler düzeyinde, giderek genişleyen bir ağa sahip. Birlik tarafından belirlenen toplam 71 kriter bulunuyor. Bu kriterler arasında hava, toprak, su temizliği, yaşam kalitesini artıracak uygulamalar, yenilenebilir enerji kullanımı, çocuk, genç, yaşlı, engelli politikaları, yeşil alanlar ve standartlaşma karşıtı ‘özgünlük anlayışı’ en başta geliyor.
CITTASLOW FELSEFESİ
sakinsehir2Küreselleşmenin etkisiyle şehirler hızlı çalışılan, hızlı yaşanılan ve üretmekten çok tüketen, kendi kendine yetmeyen yaşam alanları haline gelmiştir. Kentler, kuruluş amaçları olan insanların bir arada güven içinde yaşadıkları yerler olmaktan çıkmış, insanların daha hızlı hareket etmeleri ve daha hızlı çalışmaları için tasarlanan mekanlara dönüşmüştür. İnsanların birbirlerinin sıcaklığına sığındıkları, sosyalleştikleri, el emeklerini birbirlerine sundukları sosyal korunaklar olmaktan gittikçe uzaklaşan kentler, insanların tüketim için yaşadıkları sahneler halini almıştır. Yaşamın hızlanması sonucu insanlar daha hızlı yemek yemek, daha hızlı alışveriş yapmak, gidecekleri yere daha hızlı varmak için belli bir tempo içinde koşturup durmaktadırlar. Bu yaşam tarzı bakkallar, manav, terzi gibi küçük esnaf yerine AVM’leri, çocuklarımızın oyun oynayacağı alanlar yerine otoparkları, daha çok park ve yeşil alan yerine geniş otoyolları hayatımıza sokmuştur. İnsanın en önemli değeri olan kısıtlı yaşamını sağlıksız yiyecekler, hava kirliliği, trafik, yalnızlık ve tüketimle harcaması modern yaşamın vazgeçilmezi olarak sunulmuştur. Popüler kültürün de desteklediği hayatı yaşamak için zamanı olmayan, işine arabasıyla hızla giden, oturup kahve içecek bir yarım saati bile olmadığı için yürürken kahvesini içen, yetişmesi gereken bir yerler olduğu için yemekten zevk almak yerine ayakta hızlı bir şekilde “beslenen”, komşularını veya yerel esnafı tanımayan modern insan modelinin sürdürülebilir olmadığı ortadadır.
Bu yaşam tarzı modern insanda depresyon, kalp hastalıkları ve kanser gibi birçok hastalığa neden olmasının yanı sıra; kentleri de sürdürülemez hale getirmiştir. Hızlı yaşam tarzının oluşturduğu kentler artık kendi kendine yetmemektedir. Bu kendi kendine yetmeyen kentler de, sadece yakın çevresindeki değil, dünyanın birçok köşesindeki kaynakları, üstelik binlerce kilometre uzaklıktan getirterek yok ederken, aynı zamanda hem doğayı hem insanları tüketmektedir. İnsanların daha çok tüketmesi, bir yerden bir yere daha hızlı gitmesi için tasarlanan kentler insanları doğadan ve birbirlerinden kopartmış ve tek alternatif haline gelmiştir. Tüketim odaklı hayatın insanlara mutluluk ve huzur getirmediği, insanların farklı bir yaşam biçimi aramaları kentsel boyutta Cittaslow hareketini ortaya çıkarmıştır. Cittaslow felsefesi yaşamın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunmaktadır. Cittaslow hareketi, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olacağı hedefiyle yola çıkmıştır. (kaynak: cittaslow.org )

sakinsehir3
KUZEY KIBRIS’IN SAKİN DURAKLARI
Kuzey Kıbrıs’ta ilk cittaslow olma başarısını yakalayan Yeniboğaziçi ve Lefke’den sonra, üzüm diyarı Mehmetçik Belediyesi de, uzun zamandır sürdürdüğü cittaslow (sakin şehir) çalışmalarında, mutlu sona ulaştı. Geçtiğimiz yıl, Zeka Bey Tohum Merkezi Projesi ve Toprak Ana Günü etkinliği düzenleyen Belediye, Cittaslowun ilk temellerini atmıştı. Ülkemizin en özel yerleşim yerlerinden biri olan Mehmetçik (Galatya), eşsiz konumu, mitolojik hikayeleri, üretken insanları ve turizm değerleri ile sakinliğin çağrısının, izini sürmek isteyenlerin, özel bir durağı olmaya namzet. Ülkemizin ilk Cittaslow şehri Yeniboğaziçi ise, sakin konumu, el sanatları, kültürel faaliyetleri, enginar üretimi, taverna kültürü ve Salamis Harabeleri ile dikkat çekiyor. Kıbrıs’ın en yeşil kasabası Lefke ise, dağ ve deniz arasındaki konumu, tarımsal üretim potansiyeli, eko-agro turizm yatırımları, ceviz-hurma ve narenciye potansiyeli, köylerinde yaşatılan geleneksel Kıbrıs kültürü, festivalleri, tarihi değerleri ve doğal dokusu ile ‘Sakinlik Onun Doğasında Var.’ sloganının kullanarak ziyaretçilerini çağırıyor.
İZ BIRAKARAK İLERLEME
VE GARAVOLLİ
Cittaslow ağına üye şehirler, yavaş ve iz bırakarak ilerlemeyi anlatan salyangoz (garavolli) logosunu kullanıyor. Bu aslında, çok büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Çünkü, geçmişten gelen değerleri koruyup, geleceğe taşımak, anlamında Cittaslow’un çok önemli bir misyonu var. Yeni Boğaziçi, Lefke ve Mehmetçik Belediyeleri’nin, ülkesel ağ oluşturarak, doğru bir strateji ile fark yaratmaları en büyük temennimdir. Çünkü, geleceğe bırakılacak sorumlu iz, kültürün, tarihin ve yaşam kalitesinin yansıması olacaktır…
Geçmişten bize miras kalan, tarih, kültür ve doğa değerlerini korumak, doğru planlanlayarak, turizm vasıtasıyla yaşatmak ve tanıtmak, cittaslow’un sihirli sözcükleri…
Her üç belediyeye de, cittaslow yolunda, başarılar…

CEVAP VER

eighteen − 16 =