Antik Kıbrıs’ta DİN ve RİTÜEL

0
108

Yılanlara tapınılan yer altı odaklı yılanlara tapınılan yer altı odaklı mistik dinler. Boğa başları ile süslü açık hava tapınakları. Aphrodite’den daha eski Kıbrıslı bir tanrıça. Boğalar veya koyunlar dışında ekmeklerin sunulduğu dini törenler. Masklı ve boğa başlı kutsal rahipler, ve belki de daha bilmediğimiz nice şeyler. Hepsi birer hikaye gibi gelse de tüm bunlar. Antik Kıbrıs dininin pek bilmediğimiz ama köklü geçmisinin gerçekleridir aslında. Aphrodite,
Zeus ve diğer bilinen tanrılardan önceki, daha gizemli ve daha az irdelenmis yönleri ile antik Kıbrıs dini bu ayki yazımızın odak noktası oldu..

Nice tanrı ve tanrıçanın, pek çok dinin uğrak noktası olmustur Kıbrıs Adası. Yakın geçmisimizde özellikle Hristiyanlık ve Islam ile sekillenen Kıbrıs din tarihi antik dönem için daha çesitli ve çok yönlü bir çerçeve sunar bizlere. Kıbrıs’ın ve tabi içinde bulunduğu

Akdeniz havzasının ne kadar çok farklı dine, mezhebe ve bunlara ait  ritüellere ev sahipliği yaptığı hala tam olarak bilinememektedir. Kıbrıs’ın antik dinleri de bu durumdan payını almaktadır tabi. Antik Kıbrıs ve özellikle de din denince herkesin ezberinde bildiği birseyler vardır illa ki. Kıbrıslı tanrıça Aphrodite, Kourion’daki tapınağı hala tüm ihtisamı ile görülebilen Apollon, Salamis agorasındaki tapınağı ile bilinen Zeus ve daha nice Yunan tanrısı herkesin aşina olduğu isimlerdir. Ama antik Kıbrıs’ın dini yasantısı bundan daha derin, tanrıları ve ritüelleri de bilinenden daha yönlü ve farklıdır aslında. Çünkü Kıbrıs, Aphrodite’den ve Zeus’tan daha önce baska tanrı ve tanrıçaların hüküm sürdüğü, tapınıldığı ve bu tanrılar uğruna pek çok mistik ritüelin gerçeklestirildiği bir coğrafyadır. Bu satırlar bizlere bugüne kadar sadece ucunu görebildiğimiz engin bir dünyanın,
antik Kıbrıs’ın dini dünyasının ve mistik ritüellerinin küçük bir kesitini sunacaktır. Kıbrıs’ta din olgusu medeniyet kadar eskidir. Hem yerleşik hayata geçilen Neolitik’te hem de madenin ilk işlendiği Kalkolitik Dönem’de karşımıza çıkan silik olgular, bizlere Kıbrıs’ta bir din kavramının ilk ipuçlarını verir. Ancak bu dönemlere ait bulguların farklı yorumlanabilme özelliği ve olguları kesin bir sekilde anlamamızı sağlayan yazılı metinlerin eksikliği biz arkeologları bir kararsızlık içine itmektedir. Tunç Çağı ise Kıbrıs’ta daha anlaşılabilir ve yorumlanabilir bir din olgusunun ortaya çıkışını müjdeler. Arkeolojik verilerin bolluğu ve
somutluğu da bu konuda bizlere yardımcı olmaktadır tabi. Antik Kıbrıs’ta din ve ritüellere ait ilk somut örneklemeler pişmiş toprak figürler veya tapınak modelleri ile karşımıza çıkar.
Günümüz Bellapais’indeki Vounos nekropolünden çıkmış figürlü bir pişmiş toprak model, antik Kıbrıs’ın olasılıkla ilk dini ayin betimlemesi olarak Kabul görmektedir. Vounos eseri, çanak şeklinde yapılmış olan bir binada veya tapınak olarak yorumlanabilecek bir yapı içinde gerçeklestirilen dini bir ritüeli betimlemektedir. Eserin merkez indek figür tam karşısında yer alan yılanlar ile süslü bir sunağın önünde otururken betimlenmiştir Vounos eserinde. Bu figürün eserdeki diğer figürlerden büyük olması da rastlantı değildir hani. Büyük ihtimalle töreni gerçekleştirecek olan rahibin, yani en önemli kisinin betimlemesidir aslında bu figür. Sunaktaki yılanlar da dikkat çekicidir. Yer altında yasayan yılanların antik Kıbrıslılar için gizemli ve önemli varlıklar olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü yılanlar eski inanışlarda yer altı dünyası ile bizim dünyamız arasındaki yolcular karanlıklar dünyasının mistik habercileridirler. Vounos modelindeki diğer figürler ise ayinin katılımcıları, belki de adını bilmedi stik dinler. Boğa basları ile süslü açık hava tapınakları. Aphrodite’den daha eski Kıbrıslı bir tanrıça. Boğalar veya koyunlar dısında ekmeklerin sunulduğu dini törenler. Masklı ve boğa baslı kutsal rahipler, ve belki de daha bilmediğimiz nice seyler. Hepsi birer hikaye gibi gelse de tüm bunlar. Antik Kıbrıs dininin pek bilmediğimiz ama köklü geçmisinin gerçekleridir aslında. Aphrodite, Zeus ve diğer bilinen tanrılardan önceki, daha gizemli ve daha az irdelenmis yönleri ile antik Kıbrıs dini bu ayki yazımızın odak noktası oldu.. Nice tanrı ve tanrıçanın, pek çok dinin uğrak noktası olmustur Kıbrıs Adası. Yakın geçmişimizde özellikle Hristiyanlık ve Islam ile sekillenen Kıbrıs din tarihi antik dönem için daha çesitli ve
çok yönlü bir çerçeve sunar bizlere. Kıbrıs’ın ve tabi içinde bulunduğu Akdeniz havzasının ne kadar çok farklı dine, mezhebe ve bunlara aiit  ritüellere ev sahipliği yaptığı hala tam olarak bilinememektedir. Kıbrıs’ın antik dinleri de bu durumdan payını almaktadır
tabi. Antik Kıbrıs ve özellikle de din denince herkesin ezberinde bildiği birseyler vardır illa
ki. Kıbrıslı tanrıça Aphrodite, Kourion’daki tapınağı hala tüm ihtisamı ile görülebilen
Apollon, Salamis agorasındaki tapınağı ile bilinen Zeus ve daha nice Yunan tanrısı herkes
in asina olduğu isimlerdir. Ama antik Kıbrıs’ın dini yaşantısı bundan daha derin, tanrıları ve ritüelleri de bilinenden daha yönlü ve farklıdır aslında. Çünkü Kıbrıs, Aphrodite’den ve Zeus’tan daha önce başka tanrı ve tanrıçaların hüküm sürdüğü, tapınıldığı ve bu tanrılar uğruna pek çok mistik ritüelin gerçekleştirildiği bir coğrafyadır. Bu satırlar bizlere bugüne
kadar sadece ucunu görebildiğimiz engin bir dünyanın, antik Kıbrıs’ın dini dünyasının ve mistik ritüellerii nin küçük bir kesitini sunacaktır.

Kıbrıs’ta din olgusu medeniyet kadar eskidir. Hem yerleşik hayata geçilen Neolitik’te
hem de madenin ilk işlendiği Kalkolitik Dönem’de karşımıza çıkan silik olgular, bizlere
Kıbrıs’ta bir din kavramının ilk ipuçlarını verir. Ancak bu dönemlere ait bulguların
farklı yorumlanabilme özelliği ve olguları kesin birşekilde anlamamızı sağlayan yazılı metinlerin eksikliği biz arkeologları bir kararsızlık içine itmektedir. Tunç Çağı ise Kıbrıs’ta daha anlaşılabilir ve yorumlanabilir bir din olgusunun ortaya çıkışını müjdeler. Arkeolojik verilerin bolluğu ve somutluğu da bu konuda bizlere yardımcı olmaktadır tabi. Antik Kıbrıs’ta din ve ritüellere ait ilk somut örneklemeler pismis toprak figürler veya tapınak modelleri ile karsımıza çıkar. Günümüz Bellapais’indeki Vounos nekropolünden çıkmış figürlü bir pişmiş toprak model, antik Kıbrıs’ın olasılıkla ilk dini ayin betimlemesi olarak Kabul görmektedir.

Vounos eseri, çanak seklinde yapılmıs olan bir binada veya tapınak olarak yorumlanabilecek bir yapı içinde gerçekleştirilen dini bir ritüeli betimlemektedir. Eserin merkez
indeki figür tam karsısında yer alan yılanlar ile süslü bir sunağın önünde otururken betilenmistir Vounos eserinde. Bu figürün eserdeki diğer figürlerden büyük olması da rastlantı değildir hani. Büyük ihtimalle töreni gerçeklestirecek olan rahibin, yani en önemli kisiinin betimlemesidir aslında bu figür. Sunaktaki yılanlar da dikkat çekicidir. Yer altında yasayan yılanların antik Kıbrıslılar için gizemli ve önemli varlıklar olduğu anlasılmaktadır. Çünkü yılanlar eski inanıslarda yer altı dünyası ile bizim dünyamız arasındaki yolcular karanlıklar dünyasının mistik habercileridirler. Vounos modelindeki diğer figürler ise ayının katılımcıları, belki de adını bilmedi

CEVAP VER

9 + 9 =